Etrüsklerden kalma Şehir KapısıPerugia, İtalya’da Umbria bölgesinin başkenti olan küçük tarihi bir şehir. Erasmus programı kapsamında ders vermek üzere davetli olduğum Perugia Üniversitesi’ne Ekim ayının soğuk ve yağmurlu bir günü ulaştım.

Tarihi şehirde yeni olan tek bir yapı yok, bu Avrupa şehirleri için normal. Örneğin Winchester’da (İngiltere’nin eski başkenti) 1500’lerden kalma ve hala kullanılan evleri gördüğümde çok şaşırmıştım. Ya da Roma başlı başına eskiyi yaşatan bir şehirdir. Yinede burada “eski” kavramını tekrar gözden geçirmek zorundayız. Bizim Üniversite’nin (İstanbul) 1453’de “Fatih Darüşşifası” olarak kurulduğunu, 6-7 kez isim değiştirdiğini ve 1863’de Darülfunun’da Derviş Paşa tarafından ilk kimya dersinin verildiğini biliyoruz. Perugia Üniversitesi ise 1308’lerde faaliyete geçmiş ve eski Avrupa Üniversiteleri arasında 14. sırada yer alıyor. Yine Avrupa’nın en eski Üniversitesi olarak kabul edilen Bologna Üniversitesi (Kuruluş 1088) Perugia’ya 2-3 saatlik mesafede. Bana bir şehir turu yaptıran emekli Profesör Raggi, örneğin, 17. Yüzyıldan sonraki eserlere pek de itibar etmiyordu. Etrüskler onun daha çok ilgisini çekiyordu. Perugia’da hala Etrüsklerden yani Roma öncesi dönemden kalan tarihi kalıntılar çok iyi korunmuş durumda (Üstteki şehir kapısı gibi). Burada eskiyi koruma konusundaki bilinç dikkat çekiyor. Raggi, daha çok depremlerden şikayet ediyor.

San Pietro kilisesinin avlusunu da içeren Üniversite’nin Bitki Genetiği Bölümü’nün hemen hemen tüm araştırmacıları İtalya’da hayvancılıkta önemli yer tutan Medicago sativa (Yonca) bitkisi üzerinde çalışıyor. Özellikle “landraces” yani çiftçilerin yetiştirdiği tohumlar üzerinde Avrupa’yı da kapsayan işbirliğine gidilmiş. Çünkü bu landrace’leri hala önemli görüyorlar ve kaybolmasını istemiyorlar. İşbirliği sonucu tarla denemeleri İrlanda, İtalya ve bazı Kuzey ülkelerinde yani farklı iklim şartlarında yapılabilmiş.

Bir haftalık yoğun bir ders ve seminer trafiğinin ardından “eskinin korunması” konusunda bizim karnemizi düşünüyorum. Tarihi eserlerimizi tohumlarımızı, ağaçlarımızı, kitaplarımızı geçmişe dair ne varsa bunları korumamız ve anlamamız geleceğe daha iyi hazırlanmamızı sağlayacakken, bu alanda yaşadıklarımız pek de iç açıcı olmasa gerek.
dsffdsfds

San Domenico kilisesinin sokağına Giardano Bruno adı verilmiş (Rönesans aydınlanmasının önemli filozoflarından Bruno, Engizisyon tarafından 1600’lerde Roma’da yakılmıştı)

Advertisements