Max Planck Enstitüleri,  “Kuantum kuramı”nı geliştiren  Max Karl Ernst Ludwig Planck’a itafen   Almanya’nın çeşitli şehirlerinde 80 kadar şubesi olan bağımsız araştırma kuruluşlarını ifade ediyor.  Çağımızın ünlü fizikçisi Born, Planck’ın bilimsel kişiliğini şöyle özetlemiş: “Yaratılıştan tutucu bir kafa yapısına sahipti; “devrimsel” diyebileceğimiz hiçbir eğilim ve özentisi yoktu. Olguları aşan spekülasyonlardan da hoşlanmazdı. Ne var ki, salt deney verilerine olan saygısı nedeniyle, fiziği temelinden sarsan en devrimci düşünceyi ileri sürmekten de kendini alamadı.

Meşhur devasa  katedraliyle   ünlü Köln’ün batısında işlek yerleşim yerlerinden  izole olan Max Planck for Plant Breeding Science ise farklı araştırma kollarındaki diğer (Yazılım sistemleri, Biyofizik- Kimya ve Matematik gibi) şubelerden ayrılıyor ve Bitki Genetiği’ne odaklanıyor. Dört büyük araştırma grubunun yanı sıra küçük bağımsız araştırma grupları var. Ağırlıklı olarak “Bitki-mikrop etkileşimleri” ve “Bitkisel gelişim genetiği” altında değişik yaklaşımlar var. Üç ay süreyle çalışacağım, grup  ise bitkilerde çiçeklenme zamanı ve circadian ritmi üzerinde araştırmalar yapıyor. Bitkilerdeki bu temel  iki fizyolojik olayın abiyotik stres yanıtıyla olan ilişkisini araştırıyorlar ki gerçekten çok ilginç. Bu kısaca, fotoperiyoda uyumlu ve circadian saati çevresel koşullarla özdeşleşen bitkilerin  strese de daha toleranslı olacağı hipotezi üzerine kurulu. 

Bu enstitüde ilk göze çarpan “compact” yapı yani birimlerin  birbiriyle iç içe olması, grup etkileşimlerindeki verime yansıyan bir özellik olsa gerek, yaygın değil ama bir arada yaşam.

 Max Planck Topluluğu (Almanca: Max-Planck-Gesellschaft zur Förderung der Wissenschaften e. V., MPG) kar amacı gütmeyen, Alman federal hükümeti ve eyaletlerce maddi yönden desteklenen bağımsız bir araştırma kuruluşudur.

Max Planck Enstitüsü Dergisi http://www.mpg.de/en

Enstitü, 2006’da dünya çapında üniversite dışındaki kurumlar arasında birinci seçilmiş.

Advertisements