_38059114_iguana300Populasyon Latincede belli bir bölgede “yaşayanlar” anlamına gelen “populus” kelimesinden türemiştir. Bu kelime İngilizcede çoğul olarak insanlar anlamına gelen people kelimesinin de kökeni. Populasyonlar biyolojik olarak bir türün daha küçük sayıdaki bir topluluğudur. Bir populasyonu gözlemleyerek daha genel sonuçlar çıkarmak mümkün müdür? Evet biyoloji bu şekilde işlemektedir.

Genetik anlamda bir populasyonun incelenmesi çeşitliliğin temellerini, karakterlerin dölden döle geçişini ve populasyondaki rastgele evrimsel süreçleri anlamak için yapılan çalışmalardır. 18.yy’da Alfred Wallace ve Charles Darwin hayvan ve bitki populasyonlarını bilimsel anlamda gözlemleyerek evrime ilişkin ilk bilgilerin oluşmasına zemin hazırladılar. Charles Darwin, 1831’de HMS Beagle adlı araştırma gemisiyle İngiltere’den yola çıkarak 5 yıl süren gözlemler yaptı. Güney Amerika’nın Patagonya bölgesinde bir çok fosil inceledi; bu fosillerde günümüz hayvanlarına benzerlikler saptadı. Bu fosiller orada şimdi yaşayan hayvanların ataları olabilir miydi? Anatomik özellikler nesiller boyu geçiş yaparken, türler değişime uğradı mı? Bu gibi sorular Darwin’in kuramını büyük ölçüde etkiledi. Genel olarak biyolojinin sorduğu sorular ise oldukça fazlaydı. Milyonlarca yaşayan türden neden bazıları hala yaşamıyor? Neden çok sayıda benzer tür oluşuyor ve bunlar daha sonra ortadan kalkabiliyor? Biyolojinin canlılarla ilgili sorularına tutarlı yanıtlar verebilmek açıklama yapabilmek o kadar kolay değil. Kesin olan birşey varki o da canlılar için 2 şeyin önemli olduğu: “hayatta kalmak” ve “üremek”. Peki ya “uyum”, çevre şartlarına uyum sağlayamayan bir canlı “hayatta kalamıyor” ve dolayısıyla “üreyemiyor”. İşte bu uyum (adaptasyon) dediğimiz şey “sabit” değişmez bir süreç değil.. bu “değişen” bir süreç.

Darwin’in, Galapagos adalarındaki gözlemleri bu kavramları ortaya koymada önemli rol oynadı. Özellikle, deniz iguanalarında yaptığı gözlemler not defterine son derece ayrıntılı yazılmıştı. Galiba bazı kavramların gücü detaylardan geliyor, Darwin’in iguana gözlemleri öyle detaylı ki, hiç boşluk bırakmayacak şekilde bu hayvanları tanımladığını görüyoruz. Neler diyor? Bu hayvanları “yassılaşmış kuyruğu ve vücudunu bir yılan gibi kıvırarak mükemmel bir kolaylık ve çabuklukla yüzen kertenkele” olarak tanımlıyor. Tipik kara iguanasının yuvarlak kuyruğu ile deniz iguanasının düzleşmiş kuyruğu arasındaki farklılığa işaret ediyor. Deniz iguanasının ayaklarındaki parçalı perde ve güçlü pençeler deniz tabanı boyunca onu hareket ettiriyordu diyor. Denizde iguanaların korkutulamadığını keşfediyor. Su kıyısında onları takip ettiği zaman duruyorlar. Kuyruklarından yakalanması kolay, “ısırma gibi bir davranış göstermediler” diye yazıyor. Hayvan yiyecek aramasının dışında avcılardan korunmak için kayalara çıkıyordu, Darwin bunu köpekbalıklarından korunmak için yaptıklarını düşünüyordu. Sonradan karaya çıkmalarının asıl nedeninin vücut ısılarını muhafaza etmek olduğu ortaya çıkmıştır. Çünkü Galapagos civarındaki su deniz iguanaları için fazla soğuktur ve su sıcaklığına dayanabilmelerine rağmen güneş banyosuna ihtiyaç duyarlar. Bir iguana sıcak kayalara çıktığı zaman vücudunun yüzeyine yakın kan damarları genişler kanla sıcaklığı emer, kalp atışları hızlanır ve sıcaklığı vücudunun kalan kısmına dağılır. Okyanusa daldığında dolaşım sistemi soğuğa ayarlanır yüzey damarları büzülür, kalp atışları yavaşlar kanının çoğunu iç dokularında sıcak olarak muhafaza eder.
Burun deliklerinde fışkırttıkları sıvı yüksek seviyede konsantre olmuş tuz solusyonudur. Deniz iguanaları karadakilerden farklı olarak gözlerinin üzerinde ve başlarının içinde tuz salgılayan bezlere sahiptirler. Tuz solusyonu burun deliklerine damlar ve iguana nefes verirken bulut şeklinde dışarı çıkar. Bu özellik deniz iguanalarının deniz alglerini yediği zaman aldıkları aşırı tuzun atılmasını sağlar. Deniz iguanalarında tuz salgı bezleri, sıcaklık emme mekanizmaları ve vücut sıcaklığını koruyan davranışlar evrimsel adaptasyon’un örnekleriydi.

İşte böyle detaylı gözlemler yapılmaktaydı, resimler çizilmekte ve örnekler toplanmaktaydı. Bilimsel detaycılığın en önemli örneklerini veriyor bize Darwin.

Advertisements