Dr. Aubrey de Grey’e gore insanlar doğru yönlendirmeler ve yeni gelişmeler sayesinde  1000 yıl yaşabilecektir. Kendisi 41 yaşında olan Grey halen Cambridge Üniversitesinde yaşlanma ve Strategies for Engineered Negligible Senescence (SENS) olarak adlandırdığı projesi üzerinde çalışıyor. Dr. Grey’in eşi 60 yaşındaki Cambridge’li genetikçi Adelaide Carpenter.  Aubrey de Grey, eğitimini  Sussex School, Harrow School ve Trinity Hall Cambridge’de bilgisayar programcılığı üzerinde gördü. 1985’de bilgisayar bilimlerinde uzmanlık alan Grey, Sinclair Research Ltd’de software mühendisi olarak çalıştı ve 1986’da Man-Made Minions Ltd şirketini kurdu. Grey, Cambridge Genetik bölümünde hiç ders vermedi ancak burada genetikçilerin önemli model organizması  Drosophila’nın (Flybase genetic) veritabanını kurdu. Grey’in asıl projesi ve tanınmışlığı ise yaşlanmayı önleyerek insan ömrünü uzatmaya ilişkin görüşleri. 1995’de “The Mitochondrial Free Radical Theory of Aging (ISBN 1-58706-155-4)” adlı bir kitap yazdı. Bu kitapta hücre organellerinden mitokondri –ki hücrenin enerji üreticisi- üzerindeki zararın önlenmesi durumunda hücre ölümünün (senesens) geciktirilebileceğini açıklamaktadır. Moleküler ve hücresel biyolojiye ilgisi sonucu 2000 yılında Cambridge’den doktora (PhD) alan Grey’in PubMed’de yaklaşık 61 yayını bulunmakta.

Medyada ilgi çeken ve çok sayıda toplantıya katılan Grey’in görüşleri MIT’nin online yayınlarındada (Technology review) tartışıldı.   2006 yılında ise PayPal şirketi, Grey’in ABD’deki fonuna 3.5M Dolar destek verdiğini açıkladı.  Grey’in üzerinde durduğu yaşlanmayla ilgili  gerçekler şöyle:

1. GENOMDAKİ MUTASYONLAR:

DNA’daki değişimler zaralıdır, bunların en önemli sonucu  kanserdir.

2. MİTOKONDRİDEKİ MUTASYONLAR:

Mitokondri hücrenin enerji fabrikasıdır ve kendi DNA’sı vardır. Mitokondri DNA’sındaki mutasyonlar da hücredeki fonksiyonları dolaylı yoldan olumsuz etkiler ve yaşlanmayı hızlandırır.

3. HÜCRE İÇİNDEKİ ARTIKLARIN BİRİKİMİ: Hücrelerimiz devamlı olarak proteinleri kullanmakta ve sonra parçalamaktadır. Bu gerekli olmayan moleküller eğer sindirelemezse hücre içinde birikirler. Atherosklerosis, macular dejenerasyon ve her türlü nörodejeneratif hastalıklar (Alzheimer) bu problemle ilişkilidir.

4. HÜCRE DIŞI ARTIKLAR:

Zararlı artık proteinler aynı zamanda hücre dışında da birikir. Alzheimer hastalarının beynindeki amiloid plaklar buna örnektir.

5. HÜCRE KAYBI:

Vucudumuzdaki bazı hücreler yenilenmez. Yada “yavaş” yenilenir. Bu yenilenmedeki yavaşlık bir süre sonra kalbin zayıflamasına, yada Parkinson hastalığına yol açar.  Bunlar yaşlanmayla olur.

6. HÜCRE ÖLÜMÜ:

Bu hücrelerin bir süre sonra bölünemeyerek ölmeleri olarak bilinen fenomendir. Hücreler ölmeden önce zararlı proteinler salabilirler, örneğin diyabette veya bağışıklık sisteminin aksamasındaki nedenlerden biride budur.

7. HÜCRE DIŞI BAĞLANTILAR: Hücreleri bir arada tutan bağlantılar vardır. Dokuda hücreler arasında çok sayıda cross-link’ler olduğunda doku elastikiyetini kaybeder. Örneğin damar elastikiyetinin kaybı, aterosklerosis ve presbyopia. 

Strategies for Engineered Negligible Senesence (SENS)’de  Grey tüm bu hücresel mekanizmalara karşı nasıl bir yol izleneceğini, tedavi yollarını sorguluyor. Kendisi ayrıca bu konuya ayrılacak fonların artması durumunda konunun son yılların en önemli araştırma alanı olacağını iddia ediyor.  

Grey’in çalışmasına ilişkin bilim dünyasındaki kritikler 2005 yılında EMBO dergisinde yayınlandı. Bu bildirinin özeti şuydu: “insan ömrünün uzatılmasındansa insan hastalıklarına çare bulunması şu anki temel bilimsel araştırmaların başlıca amacı olmalıdır”. Ayrıca Grey’in görüşleri optimistik bulunmuş ve bu tipteki çalışmaların yıllar sürecek yoğun çalışmaları gerektirdiği vurgulanmıştır.

Advertisements