Bakteriler, özel sinyal molekülleri salarak koordineli davranışlar gösterirler. Örneğin, az sayıdaki bakteri hücreleri konaklarında hastalık oluşturmazken, bunlar belli bir sayıya ulaştıklarında “hastalık yapıcı” özellik kazanmaya başlarlar. …Bu bir çeşit “birlik-etkisi”dir. Son yıllarda bakteri-bakteri iletişimi (Quorum-sensing) olarak bilinen bu mekanizmanın farklı türden bakteriler arasında da olduğu ortaya çıkmıştır. Yani bir bakteri ortamdaki farklı bir bakteriyi ürettiği sinyalden tanıyabilir. Diş plaklarının oluşumunda böyle bir etkinin olduğu belirlenmiş.
Son yıllarda bazı bitkilerin bakteri-bakteri etkileşimini kesen bileşikler içerdiği bulundu. Bu çok şaşırtıcı değil. Milyonlarca yıllık evrim sürecinde bitkiler çevrelerindeki bir çok mikroorganizma ile birlikte yaşıyorlar ve onlara karşı koruyucu bileşikler üretiyorlar. Bu bitkiler hangileri? Şimdilik belirlenenler arasında arasında sarımsak, bezelye ve biberiye türleri var. İtalya’nın güneyinde yetişen bir elma varyetesinde de bakteri üremesini durduran maddelere rastlanmış. Burada dikkat edilmesi gereken, bu bileşiklerin bakterileri öldürmemesi sadece sinyalleşmeyi keserek ”birlik-etkisi”ni bozmaları. Bu da onlara kullandığımız ilaçlara göre bir çeşit üstünlük kazandırıyor.
Vucudumuza aldığımız bazı besinler, hastalık yapıcı bakterilerin üremesini engelleyecek kimyasalları içeriyor olabilirler. Bu da sebze-meyve ağırlıklı beslenmenin bağışıklık sistemimizi koruyarak neden daha sağlıklı olduğunu açıklayabilir. İtalyan elmasındaki fenolik bileşikler test edildiğinde her birinin ayrı ayrı bakteri üremesini durdurmadığı ancak hepsi bir arada kullanıldığında sinerjetik etki gösterdikleri bulunmuş. Bu konudaki araştırmalar ileriki yıllarda bakterilerin kontrol edilmesinde çok önemli gelişmelere yol açacaktır.